Enternasyonalle Kurtulur İnsanlık!

communist international

İlk işçi iktidarı deneyimi olan Paris Komünü’nün 72 günlük varlığından yaklaşık yarım yüzyıl sonra, Ekim Devrimi, dünya dengelerini işçi sınıfı lehine değiştiren en önemli tarihsel kırılmalardan biri olmuştur. Çarlık aristokrasisi ve finans kapitalin işçi ve köylüler için bir cehenneme çevirdiği düzene karşı yükselen Bolşevik hareket, yalnızca bir iktidar değişimini değil, yeni bir toplumsal düzen iddiasını […]

Emperyalizmin Saldırılarına Karşı İran Halkının Yanındayız

iran destek

Bugün (01.03.2026) İlerici Gençler Derneği olarak, emperyalizmin İran’a yönelik son saldırılarına karşı, İstanbul’daki İsrail Başkonsolosluğu önünde 1920 TKP tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasına katıldık. Bölgemiz ve dünya, 28 Şubat sabahına emperyalizmin yeni bir kuşatma girişimiyle uyandı. İsrail, önceki saldırılarından istediğini alamamış olacak ki şiddetini daha da artırdı; namlularını bir okula dahi yöneltmeye cüret etti. Hürmüzgan eyaletinde […]

YAŞAR KEMAL: EDEBİYATIMIZIN KOLEKTİF YANKISI

yasar kemal igd

Asıl adı Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal, edebiyatımızdaki yerini mücadeleci kalemi sayesinde almıştır. Sanatının öznesi her zaman bu toprakların hikayeleriydi. Nasıl ki yaşadığımız toplumsal gerçeklik belirli siyasi kararların sonucuysa, onun edebiyatı da bu toplumsal gerçekliği yansıtırken bunları birbirinden ayırmamış ve yaşadığımız coğrafyanın gerçeklerini büyük bir ustalıkla kaleme almıştır. En bilindik eserlerinden biri olan İnce […]

Komünist Manifesto: Mücadelenin Tarihsel Pusulası

Komunist Manifesto

Friedrich Engels ile Karl Marx’ın 1848 yılında yazdığı Komünist Manifesto, proleteryanın örgütlenebileceğini ve kendi tarihsel konumunun öznesi olarak üretim tarzını ve üretim ilişkilerini mücadele yoluyla değiştirebileceğini anlatan siyasal bildiridir. Tarihin ilericiliğinde, kapitalist üretim tarzının kendi iç çelişkileri doğrultusunda ebediyen kalamayacağını ve sınıf bilinci karşısında bu ebediyet yazgısının son bulacağını açıklar. Böylelikle “Tüm Dünyanın İşçileri Birleşin!” […]

Ne Geçmişimizi Ne Geleceğimizi Sermayeye Peşkeş Çektirmeyeceğiz!

ozellestirmelere hayir yatay

80’li yıllardan bu yana iş birlikçi-gerici hükümetler eliyle kamu kuruluşları bir bir özelleştirilerek sermayeye devredildi. Türkiye, özelleştirme dalgasının en sert ve en kapsamlı örneklerini ise istibdat rejimi döneminde yaşadı. Şimdi bu furyaya, İstanbul’daki iki köprü — Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü — ile BOTAŞ’ın da eklenmesi gündemde.Rejim, 4,2 milyar dolarlık özelleştirme geliri hedeflerken; […]

Aynı Gün, Ayrı Milat: 13 Şubat 

TIP

13 Şubat 1961’de Türkiye İşçi Partisi Kuruldu 10 Yıllık şovenist Demokrat Parti yönetimine son veren 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi, bu dönemde ciddi sekteye uğrayan toplumsal yaşamdaki hak ve özgürlükleri, büyük ölçüde yeniden kazandırabilmek, politika, adalet, basın, eğitim, hukuk gibi mekanizmaların işleyişlerindeki kısıtları kaldırabilmek için 1961 anayasasını meydana getirdi. Böylece, parti ve sendikal örgütlenmelere, 12 […]

Bertolt Brecht 128 Yaşında

brecht

Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim? Kitaplar yalnız kralların adını yazar. Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?  Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar altınlar içinde yüzen Lima’nın? Ne oldu dersiniz duvarcılar, Çin Seddi bitince?  Nasıl yendi Galyaları Sezar? Bir aşçı olsun yok muydu yanında? Brecht ‘in şiirinde sorgu vardır. Aslında tarihin nasıl anlatıldığını kurcalar. Çünkü dünyayı kuranların […]

Onbeşlerin Mücadelesini Yaşatacağız

suphi anma igd

Kurtuluş Savaşı’nın ateşleri içinde, Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin çağ açıcı etkisiyle 10 Eylül 1920’de Türkiye Komünist Partisi’ni kuran Mustafa Suphi, Ethem Nejat ve 13 yoldaşı; Kurtuluş Savaşı’na doğrudan katılmak, emekçi halkın bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini bu topraklarda büyütmek için yurda dönerken Karadeniz’de kalleşçe katledildi. Bu katliamda yaşamını yitiren onbeşleri saygıyla anıyoruz. Bu tarihsel yürüyüş, daha […]

24 Ocak 1980 Kararları: Türkiye’de Neoliberal Paradigmanın İnşası

24 ocak igd site yazi

70’li yılların sonuna doğru yaklaşıldığında Türkiye’nin temel gündemi birkaç ciddi meseleye hapsolmuş durumdaydı. Yükselen devrimci duruma karşı kurulan burjuva-kapitalist karakterli MC Hükümetleri, sadece faşizmi tırmandırmakla kalmamış, ülkeyi siyasal-ekonomik bir krizin içerisine de itmişti. Güvenoyu alamayan hükümetler ardı ardına düşerken, başta emekçi kitleler olmak üzere halk, yoğun bir sefalet dalgasının altında bırakıldı. Krizin boyutu 12 Eylül […]