İGD Logo

Gezi Direnişi Yolumuzu Aydınlatıyor

31 Mayıs 2026
Gezi Direnişi Yolumuzu Aydınlatıyor

31 Mayıs 2013’te Gezi Parkı’nın yıkılmasına karşı başlayan direniş kısa sürede milyonlarca yurttaşın baskıya, sömürüye, gericiliğe ve adaletsizliğe karşı ortak itirazına dönüştü. Gezi yalnızca bir parkı koruma mücadelesi değil, halkın kendi iradesine, geleceğine ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkma iradesiydi.

Aradan geçen 13 yıla rağmen Gezi’yi yaratan koşullar ortadan kalkmadı. Tam tersine işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığı daha da derinleşti. Emekçiler her geçen gün daha fazla yoksullaşırken bir avuç yandaş kesim servetine servet kattı. Demokratik haklar budandı, hukuksuzluk olağanlaştırıldı, halkın iradesine yönelik saldırılar arttı. Gençlerin gelecek kaygısı büyüdü, ülkenin birikimleri ve kamusal değerleri sermayenin çıkarları uğruna yağmalandı.

Gezi Direnişi amacına tam olarak ulaştırılamadı ancak büyük bir halk hareketi olarak yarınlara ışık tutan bir fener olmayı sürdürüyor.

Gezi’nin talepleri hâlâ günceldir. Ekmek, özgürlük, adalet, laiklik, bağımsızlık ve demokrasi özlemi milyonlarca insanın yüreğinde yaşamaya devam ediyor. Bu özlemin güncel ifadesi 19 Mart'ta ortaya çıkan kitlesel halk hareketinde de görüldü. Baskı ve adaletsizlik politikalarına karşı halkın iradesi yeniden ayağa kalkabileceğini bir kez daha gösterdi.

İstibdadın, CHP'nin başında bulunduğu halk muhalefetini etkisizleştirmeye yönelik saldırıları mutlak butlan girişimiyle yeni bir aşamaya ulaştı. İstibdadın saldırıları karşısında uzlaşma arayan değil, işçi sınıfının, emekçilerin, gençlerin ve bütün yurtsever güçlerin mücadelesini birleştiren bir siyasal hat gereklidir. Halkın birinci parti olarak görevlendirdiği CHP de bu sorumluluğun gereklerini yerine getirmeli, önce örgütsel bütünlüğünü korumalı ve güçlendirmeli, ardından halkın özlemi olan laik, demokratik ve tam bağımsız Türkiye mücadelesini alanlarda büyütmelidir.

Tüm ilerici, devrimci güçlere, kitle örgütlerine, partilere ve sendikalara büyük görevler düşüyor. Gerici istibdat yönetimine ve emperyalist saldırganlığa karşı ortak mücadeleyi büyütmek zorundayız. Bugünün görevi, Gezi'nin ve 19 Mart'ın ortaya çıkardığı halk enerjisini daha güçlü bir örgütlülüğe dönüştürmek, işçi sınıfının öncülüğünde bütün ulusal demokratik güçleri ortak mücadelede birleştirmektir. Gezi'nin yolumuzu aydınlatan mirası da tam olarak burada yatmaktadır. Halkın birleşik ve örgütlü gücü, ülkemizi özgür, demokratik, laik ve tam bağımsız yarınlara taşıyacaktır.

Kategoriler