İGD Logo

İşçi Sınıfının Büyük Tecrübesi: Paris Komünü

22 Mayıs 2026
İşçi Sınıfının Büyük Tecrübesi: Paris Komünü

18 Mart 1871’de kurulan Paris Komünü, 21 Mayıs-28 Mayıs arasındaki “Kanlı Hafta” (Semaine Sanglante) içinde ölüm kalım savaşını verdi.

Komün’ü kurtarmak için 8 Mayıs ve 20 Mayıs arasında çatışmalar yaşayan devrimciler, 21 Mayıs itibarıyla Fransız Ordusu’nun toplu hücumuna maruz kaldılar. Çok kanlı çarpışmaların ardından Komüncüler fiziksel olarak yenildiler. On binlerce devrimci yargılandı, kurşuna dizildi ve ülke dışına sürgüne gönderildi. Komünarlar, 72 günlük direnişleri sonucunda yenilmişler ancak teslim alınamamışlardı. Sadece 2,5 ay ayakta kalsa da dünyanın ilk işçi devleti olan Paris Komünü, işçi sınıfının ve ezilenlerin ortak hafızasından asla silinmeyecektir.

​"Parisli dövüşçülerin cennete saldırma cüretini ve o tarihi günlerde gösterdikleri fedakarlığı düşünün. Tarihte bu kadar şanlı bir örnek daha yoktur.”
​— Karl Marx, 1871

​Burjuva Fransız Hükümeti’nin saldırısıyla, Komün’ün başladığı yer olan Montmartre’de, komün bastırıldıktan sonra neredeyse tüm şehri tepeden gören “görkemli” Sacré-Cœur Bazilikası yaptırılmıştır. Fransız burjuvazisi ve iş birlikçisi kilisenin; işçilerin, emekçilerin kurup kendi kendini yönettiği ülkeyi “bir günah temsili” olarak görmesi ve Komüncülerin mezarlarının hemen üstüne burayı yapması, işçi sınıfından duydukları korkuyu ispatlar. Ne de olsa mücadele kazanılmış, “günah ayları” bitmiş, sömürü düzeni devam ettirilebilirdi. Nitekim öyle olmadı; emperyalizme ve sömürüye karşı bağımsızlık, ilerleme, özgürlük şiarını taşıyan kitleler, aldıkları ilhamla, yurtlarını her daim barbarlara dar ettiler.

​İşçi sınıfının büyük ustaları Marx ve Engels’in yazdıkları satırlarda Komün deneyimine dair ne kadar heyecanlandıklarını; 46 yıl sonra bu sefer bambaşka bir ülkede işçi sınıfının en büyük devrimini yapan Lenin ve Bolşeviklerin de Komün’den dersler aldıklarını yazılarından anlayabiliyoruz. 72 günlük, ömrü kısa ama tecrübesi büyük deneyim, üzerinden geçen yaklaşık 160 yıla rağmen mücadelenin en somut örneklerinden biridir. Komün, kendisinden sonra pek çok devrime önayak olmuş, tüm ezilenleri umutlandırmış, savaşsız ve sömürüsüz bir dünya kurmanın yolunu ve güzelliğini ortaya koymuştur. Bugün de onların bıraktığı yoldan mücadele etmeye devam edecek, özlemlerindeki toplumları kuracağız.
​Viva la Commune!
Yaşasın Komün!
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!

Kategoriler