Cumhuriyet gazetesi davasında ara karar

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin içinde olduğu ikisi tutuklu yirmi sanığın davası bugün (16 Mart 2018) Silivri Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görüldü.

Ahmet Şık, Murat Sabuncu ve ve Akın Atalay’ın aralarında bulunduğu 13 sanıkla ilgili olarak “Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapisleri talep edildi.

Mahkeme Akın Atalay’ın tutukluluğunun devam etmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma ise 24-27 Nisan tarihinde gene Silivri’de görülecek.

Geçtiğimiz hafta Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının yargılandığı davada mahkeme heyeti, muhabir Ahmet Şık ve Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun oy çokluğuyla tahliye edilmesine karar vermişti ve duruşmayı 16 Mart’a ertelemişti.

Tutuklu bulundukları Silivri Cezaevi’nden tahliye edilen Ahmet Şık ve Murat Sabuncu’yu aileleri, arkadaşları ve meslektaşlarının olduğu kalabalık bir grup karşılamış ve Ahmet Şık’ı karşılayanlar, “Ahmet çıktı, yine yazacak” şeklinde sloganlar atmıştı.

Serbest bırakıldıktan sonra Ahmet Şık şu açıklamalarda bulundu: “Hakikate inanan herkese çok teşekkür ediyorum. Şunun altını net olarak çiziyorum, ben hiçbir şekilde sevinçli değilim. Akın Atalay bu komplonun son tutuklusu olarak içerideyken sevinçli olmanızı istemiyorum, öfkeli olmanızı tercih ediyorum. Çünkü öfke bizi ayakta tutacak. Umudumuzu öfkemizle bileyeceğiz. Bunu yapmaz isek saçma sapan şeylere sevinmeye devam edeceğiz. Bugün sevineceğimiz bir gün değil. Ben 6 yıl önce yine bir Mart ayında buradan çıkmıştım. Bugün yine bir mart ayı. O günden bu güne değişen tek şey faşizmin sahibinin ortaklarından birinin eksilmesidir. Ama bu ülkede sevineceğimiz bir gün gelecek. Çünkü bu mafya saltanatının biteceğini ben sizlere garanti ediyorum. Hakikate inanan herkes bilsin ki bu mafya saltanatı hak ettiği yere gidecek. İşte biz o gün sevineceğiz.”

Murat Sabuncu ise dayanışma sayesinde dışarıda olduklarını vurgulayarak ve bir açıklama yapmış ve “Düşünce ve fikir özgürlüğü yüzünden cezaevinde sadece biz yoktuk. Hala gazeteciler, avukatlar, milletvekilleri, hak savunucuları cezaevinde. Biz dışarı çıktık diye Türkiye’nin problemleri düzelmedi. Bizim gazete olarak gazeteciler olarak görevimiz bu hak mücadelesinde daha evvel yaptığımız gibi korkusuzca bu işi yapmaya devam etmek. Herkes şunu unutmasın, biz dışarıdaysak dayanışma sayesinde dışarıdayız” demişti.