İLERİCİ GENÇLİK

Yolumuz İşçi Sınıfının Yoludur

“Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı”nda 62 çocuk işçi iş cinayetlerine kurban gitti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2018 yılı çocuk işçiliği raporunu yayımladı. 20 Kasım’da yani Dünya Çocuk Hakları Günü’nde yayımlanan rapora göre; bu yılın ilk 10 ayında en az 62 çocuk işçi, iş cinayetleri sonucunda yaşamını yitirdi.

İSİG’in, ulusal ve yerel basın, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve sendikalar üzerinden aldığı bilgilere dayanarak yayımladığı raporda yine aynı dönemlerde 18 yaşında 25 işçinin öldüğünü, bunlardan bir kısmının henüz 18 yaşını doldurmamış olabileceği belirtildi.

Türkiye’de çocuklar çalışırken ölüyor
Raporda Türkiye’de çocukların çalışırken öldüğüne ve Türkiye’de çocuk işçiliğin sermayenin ihtiyaçlarını karşılamak üzere biçimlendirildiğine dikkat çekildi. Ayrıca raporda “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı çocuk işçilikle mücadele etmek ve çocuk işçiliği durdurmak için ‘Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı’ hazırladı ve 2018 yılını ‘Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı’ ilan etti. Ne kadar program hazırlansa, istatistikler söylense ve referanslar da verilse de Türkiye’de çocuklar çalışırken ölüyor. Bu durum öyle bir noktaya varmış ki 2018 yılında 8 yaşında ölen çocuk işçi var. Yine mücadele yılı denilen 2018, böyle giderse en çok çocuk işçinin iş cinayetlerinde öldüğü yıl olacak. Çünkü Türkiye’de çocuk işçilik, sermayenin ihtiyaçlarını karşılamak üzere biçimlendiriliyor.” denildi.

İktidar çocuk işçi ölümlerini açıklamıyor
ISİG yayımladığı raporda iktidarın çocuk işçiliği konusunda verileri yayımlamaması ve hatta gizlemesini eleştirerek “Türkiye’de çocuk işçilik konusunda çözüm üretilmek isteniyorsa çocuk işçiliğin boyutunun gözler önüne serilmesi gereklidir.” dedi.

Ayrıca raporda “ ‘Çocuk işçiliği ile mücadele’ ettiği iddiasında olan iktidarın bir görevi de çocuk işçiliğini denetlemek iken Türkiye’de bu denetimden açıkça kaçılmaktadır. Çocuk işçiler, zaten ağır aksak ilerleyen işyeri denetimlerinin “görünmeyen” özneleri olmakta, dahası çocuk emeği gün geçtikçe daha çok denetim alanlarının dışında olan alanlara, işyerlerine kaydırılmaktadır.” denildi.

“Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı” ilan edilen 2018’de onlarca çocuğun iş cinayetinde ölmesi, iktidarın aldığı kararların sadece kâğıt üstünde kaldığını gösteriyor. Nazım Usta’nın dediği gibi çocukların ölmemesi şeker de yiyebilmesi yani çocukların çocukluklarını yaşayabilmesi için çocuk işçiliği önlenmelidir.

Raporda yer alan veriler şu şekilde:

• Geçmiş yıllara baktığımızda 2013 yılında 59 çocuk, 2014 yılında 54 çocuk, 2015 yılında 63 çocuk, 2016 yılında 56 çocuk, 2017 yılında 60 çocuk çalışırken yaşamını yitirmişti…

• Çocuk iş cinayetlerinin en fazla yaşandığı üç il sırasıyla Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin’dir. Bu şehirlerde tarım işçiliği ve kırsalda yoksulluk had safhadadır. Yine en fazla çocuk iş cinayeti yaşanan illerin aynı zamanda mülteci nüfusun da yoğun olduğu iller olması dikkat çekicidir.

• Yaşamını yitiren 62 çocuk işçinin 10’u mülteci/göçmen çocuklardır. Mülteci çocukların ölüm oranının tüm göçmen işçilerin ölümünün 3-4 katı olması hem çalışma koşulları bakımından çok daha tehlikeli işlerde çalışmak zorunda kaldıklarını hem de çalışan mülteci çocuklara yönelik şiddetin ne denli büyük olduğunu göstermektedir.

• Çocuk iş cinayetlerinde ölen kız çocuklarının oranı ise yüzde 11 ile genel iş cinayeti verilerindeki kadın işçi oranının neredeyse iki katıdır. Bu durum kız çocuklarının özellikle tarım sektöründeki yoğun sömürüsünden kaynaklanmaktadır.

• İş cinayetinde yaşamını yitiren 62 çocuğun 22’si 14 yaş ve altındadır. 14 ve altı yasal olarak çalışması tamamen yasak olan bir yaştır. Çalışması “yasal” olan 15 yaşın üstündeki çocuklar ise kimya, metal gibi ağır ve tehlikeli olup çalışması kanunen yasak işlerde de çalıştırılmaktadır.

İLERİCİ GENÇLİK