İGD Logo

Boratav: 2019 bütçesi IMF'nin kemer sıkma önlemlerini içeriyor

24 Aralık 2018
Boratav: 2019 bütçesi IMF'nin kemer sıkma önlemlerini içeriyor

Prof. Dr. Korkut Boratav, geçtiğimiz
günlerde Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin düzenlediği “Ekonomik
Kriz ve İşçi Sağlığı İş Güvenliği Mücadelesi” başlıklı panelde krizle ilgili
önemli değerlendirmelerde bulundu.

Artı Gerçek'ten Derya Okatan'ın haberine
göre Mimarlar Odası’nda düzenlenen panelde Boratav, “IMF’nin Nisan’da
hazırladığı raporda geçen bütün tedbirlerin meclisten geçen bütçeye konduğunu”
söyledi.

Bütçeye göre kamu yatırımları ve sosyal
güvenlik harcamalarının kısılacağını belirten Boratav, kıdem tazminatı
değişikliğinin yeniden gündeme getirileceğini, bireysel emeklilik sisteminin
yaygınlaştırılacağını ve kaçışın zorlanacağını söyledi.

İçinden geçtiğimiz krizin, kapitalizme
özgü bir kriz olduğunu söyleyen Boratav, krize neden olan diğer sorumlunun da
AKP iktidarı olduğunu çünkü finans kapitale teslim olduğunu vurguladı. 

İktidarın ilk önceliğinin sermayeyi
kurtarma olduğunu belirten Boratav, bankaların batık kredilerinin düzenlenmesi
ve konkordato ilanlarını da buna örnek vererek “İşsizlik Sigortası fonu dolaylı
yollarla bankalara ve sermayeye aktarılmaktadır.” dedi.

Emekçilerin örgütlü mücadelesi kazanım
getirir

Halkın büyük çoğunluğunun emeğiyle
geçindiğini ve bu insanların çoğunun krizi tam olarak algılayamadıklarını
belirterek “Günlük hayatında algılayanlar da bu olayın kriz olduğunu ve
sorumlusunun kendisi dışında olduğunu algılamıyor. Bu algı ekonomik krize karşı
işçi sınıfının mücadelesini yok eder, felce uğratır. Bu tespitleri günlük
hayatta temas ettiğiniz tüm işçi arkadaşlara anlatmaya çalışın diye tavsiye
ediyorum haddim olmayarak” dedi.

Emekçilere bunların anlatılmaması durumunda “kriz yok komplo var”, “hepimiz aynı gemideyiz” algısına sahip olacaklarını ve krizle mücadele etmeyeceklerini ifade eden Boratav, Arjantin’de 2002’de ekonomik krize karşı emekçilerin örgütlü mücadelesine değinerek “Türkiye IMF’ye teslim olurken, Arjantin emekçileri krizin maliyetini üstlenmeyi reddetti ve 3 cumhurbaşkanını istifaya zorladılar. Sonraki cumhurbaşkanı dış borçları sildi, krizin etkilerinin emekçilerin aleyhine dönüşmesini engelledi ama bunu sağlayan o tarihteki emekçilerin örgütlü mücadelesidir. Patronların kaçmasına rağmen fabrikaları çalıştırdılar, sokaklara mahallelere hâkim oldular. Aynı dönemde Türkiye’den daha yüksek bir büyüme hızı sağladılar.” dedi.