Yaşasın 1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü!

Bugün 1 Mayıs. Dünya işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü. Uluslararası işçi sınıfının grevler, isyanlar sonucu var ettiği, kapitalist sömürüye karşı taleplerini haykırdığı gün.

Bu yıl 1 Mayıs’ı Kovid-19 Salgın tehdidi altında kutlayacağız. Bu salgın bize yine gösterdi ki, kapitalist – emperyalist sistem dünya halklarına zararlıdır. Bu sistem insanlara savaştan, sömürüden, geleceksizlikten başka hiçbir şey vaat etmiyor. Sermaye sınıfı bu olağanüstü salgın koşullarında bile kârına kâr katmanın peşinde. Birçok şirket kâr hırsı için işçileri salgınla baş başa bıraktı. İşçileri açlığa, işsizliğe terk etti. Hatta salgına karşı bir maske vermeyi bile çok gördü. Bu salgın milyarlarca servete sahip bir avuç patron ile milyonlarca işçinin arasındaki sınıf çelişkisini daha net ortaya koydu.

Neoliberal politikalar yoluyla sağlık sektörü ve birçok kurumu piyasalaştırılan Avrupa ülkeleri ve ABD salgına karşı halkını korumaktan aciz kaldı. On binlerce insan yaşamını yitirdi.

Gerici iktidar, kapitalist sömürüyle kol kola

Gerici vurguncu saray iktidarı, içinde bulunduğumuz zor koşullara karşı milyonlarca işçiyi, çiftçiyi, küçük esnafı, öğrenciyi koruması gerekirken varını yoğunu sermayeyi kurtarmaya harcıyor. Büyük şirketleri koruyan, destekleyen yasalar çıkarıyor. İşçiler, işsizler, öğrenciler faturalarını, kiralarını dahi ödeyemezken siyasal iktidar bunları görmezden geliyor.

Zaten açlık sınırının altında olan ücretler kısa çalışma ödeneği ile daha da düşürüldü. Ücretsiz izne çıkarılan işçiler ise 1.177 lira gibi akıl almayacak oranda düşük bir ücretle geçinmeye mecbur bırakılıyor.

İktidar, işten atmaları yasaklıyorum diyerek işverenlere işçileri ücretsiz izne çıkarma hakkı veriyor. Hayat eve sığar, evde kal deniliyor ama ailesini geçindirmek zorunda olan işçiler için hayatın eve sığamayacağı görülmüyor.

Vatan Cumhuriyet Emek mücadelesini büyütelim

Biz öğrenciler, genç işsizler olarak işçi sınıfını sömürüye, açlığa, işsizliğe mahkûm etmek isteyen düzeni asla kabullenmeyeceğiz. Öğrenciyi müşteri olarak gören eğitim planlamasına; özgür, bilimsel eğitime karşı olan kapitalist sisteme ve de saray rejimine boyun eğmeyeceğiz. Biz biliyoruz ki bu kapitalist sistem işçilere, emekçilere, kadınlara, çocuklara adaletsiz ve sömürüsüz bir gelecekten başka bir şey vaat etmeyecek.

Dünya ve Türkiye işçi sınıfı ve sosyalist, ilerici sınıf hareketlerinin bilinci, mücadelesi biz gençlerin yoluna ışık tutuyor.

Kapitalist sömürüye ve gerici siyasal iktidara karşı Vatan, Cumhuriyet ve Emek için mücadelemizi yükselteceğiz.

Dünya işçi ve emekçi sınıfının 1 Mayıs’ı kutlu olsun!