Emperyalizme ve İstibdada Karşı Gençlik İleri!
1 Mayıs; işçilerin, emeğiyle geçinenlerin birlik, mücadele ve dayanışma günüdür.
Ülkemizde 1 Mayıs’ın kökleri çok daha eskilere uzansa da, ilk güçlü ve kitlesel çıkışını 1976’da DİSK’in öncülüğünde gerçekleştirmişti. Bu yıl alanlarda olacağımız 1 Mayıs, aynı zamanda 1976’nın 50. yılı olması açısından tarihsel ve sembolik bir önem taşımaktadır.
Bu topraklarda 1977’den 12 Eylül’e, yasaklardan direnişlere uzanan tarih, işçi sınıfı ile gençliğin omuz omuza mücadelesiyle yazıldı. Bu bağın kopmaz bir ifadesi olarak 2026 yılının İlerici Gençler Derneği’nin 50. kuruluş yılı olması da ayrı bir önem taşıyor. Selam olsun gençliği işçi sınıfının yoluna taşıyanlara, selam olsun bizden önceki ilerici gençlere!
Bugün bu mirasın sorumluluğuyla; sömürüye, gericiliğe ve geleceksizliğe karşı yeniden ayağa kalkıyoruz.
Gençlik olarak 1 Mayıs’ta meydanlardayız, çünkü geleceğimizi savunuyoruz.
Üniversiteler bilim yuvası olmaktan çıkarılmış, eğitim paralı ve niteliksiz hale getirilmiştir.
Tarikat ve cemaatlerin kuşattığı kampüs ve yurtlarda, barınma krizi ve güvencesizlik gençliğin kaderi haline getirilmek isteniyor.
Biz bu karanlığı kabul etmiyoruz. Geleceksizliğe mahkûm olmayacağız.
1 Mayıs’ta yürüyoruz, çünkü laik, parasız ve bilimsel eğitim istiyoruz.
Eğitim piyasaya ve gericiliğe teslim edilemez.
Her öğrencinin insanca yaşayabileceği burs hakkı olmalıdır.
Üniversiteler şirket gibi değil, bilim üreten özgür kurumlar olmalıdır.
1 Mayıs’ta meydanlardayız, çünkü özgür ve özerk üniversite istiyoruz.
Kayyımlara, polis ablukasına ve baskıya baş eğmeyeceğiz.
Üniversiteler; öğrencilerin, akademisyenlerin ve emekçilerin söz sahibi olduğu demokratik alanlar olmalıdır.
Düşünce özgürlüğü suç değildir.
1 Mayıs’ta yürüyoruz, çünkü insanca yaşam, insanca bir iş istiyoruz.
Denetlenmeyen yurtlarda ölmek, niteliksiz yemeklerle yaşamak zorunda değiliz.
Barınma, beslenme ve güvenlik en temel hakkımızdır.
Sınav rekabetine, torpile ve kayırmacılığa mahkûm bir düzeni reddediyoruz.
MESEM’lerdeki çocuk işçiliğine ve sömürüye son verilmelidir.
Gençler okudukları alanda, güvenceli ve insanca koşullarda çalışmalıdır. Herkesin insanca yaşayacağı bir geliri olmalıdır.
1 Mayıs’ta yürüyoruz, çünkü işçi sınıfıyla birlikte mücadele ediyoruz.
Bu düzeni değiştirecek olan; işçilerin ve gençliğin birleşik gücüdür.
Sömürüye karşı mücadele ortak, gelecek ortaktır.
İşçi-gençlik el ele verirse bu düzeni değiştirecek!
1 Mayıs’ta yürüyoruz, çünkü cumhuriyeti, laikliği ve halkın egemenliğini savunuyoruz.
Gerici AKP iktidarının cumhuriyetin kazanımlarına, laikliğe, kadın haklarına ve halkın iradesine yönelik saldırıları artık dayanılmaz bir noktaya ulaşmıştır.
Akıldan, bilimden ve çağdaşlıktan uzak; tarikat ve cemaatler eliyle yürütülen ideolojik bir kuşatma ile karşı karşıyayız.
Bu kuşatmayı kırmak zorundayız. İstibdadın saldırılarına teslim olmayacağız.
Cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye sahip çıkacağız.
1 Mayıs’ta meydanlardayız, çünkü emperyalist saldırılara karşı direnişi savunuyoruz.
ABD emperyalizmi ve siyonist işgalci İsrail’in öncülüğünde bölgemiz yıllardır süren saldırıların en yoğun, yeni bir dalgasıyla karşı karşıyadır.
Filistin’de on binlerce mazlum insan katledildi, Lübnan’da halklar hedef alınmaya devam ediyor. Suriye’de gerici, şeriatçı bir yönetim başa getirildi, komşumuz İran’a yönelik saldırı ve kuşatma politikaları sürüyor. Emperyalizme baş eğmeyen İran ulusu ve ordusu bütün dünya halklarına umut oluyor.
Latin Amerika’dan Afrika’ya kadar bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi veren halklar emperyalist saldırganlığın hedefi haline geliyor.
ABD ve savaş örgütü NATO, ülkemizi de komşularımıza karşı savaşa sürüklemek için türlü planlar kuruyor, işçilere ve emekçilere savaşın yıkımını dayatıyor.
Biz bu kirli savaş politikalarını kabul etmiyoruz.
Emperyalizme karşı direnişi ve antiemperyalist mücadeleyi büyüteceğiz.
Sömürüsüz ve eşit bir dünya, ancak halkların dayanışmasıyla, emekçilerin savaş politikalarına karşı birleşik mücadelesiyle kurulacaktır. NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın.
Yaptık, yine yaparız!
Bu topraklarda haklar mücadeleyle kazanıldı, yine mücadeleyle kazanılacak.
Karanlığa teslim olmayacak, geleceğimize sahip çıkacağız.
Tüm bu talepleri işçilerin, kadınların ve gençlerin en kitlesel biçimde bir araya geldiği 1 Mayıs alanlarında en güçlü şekilde haykırabilir, büyütebilir ve mücadelemizi daha ileri taşıyabiliriz.
İşçi-gençlik el ele, haydi 1 Mayıs’ta alanlara!
