İLERİCİ GENÇLİK

Yolumuz İşçi Sınıfının Yoludur

2015’te mücadele dolu bir yıl bizleri bekliyor

Dünyada ve bölgemizde savaşlarla, işçi katliamlarıyla olduğu kadar direnişlerle ve barikatlarla geçen 2014 yılını geride bıraktık. İlerici Gençlik olarak yeni yıl dileklerimizi sunmadan önce 2014’ün hepimiz için nasıl geçtiğine kısaca bakalım istiyoruz.

2014’ün ilk günlerine ayakkabı kutularında saklanan milyon dolarlar ve sıfırlanan paralarla girdik. Egemenlerin kendi aralarındaki çatışmalarına şahit olduk. “Hırsız var” sloganlarıyla tekrardan sokaklardaydık. Cemaat AKP çatışmasında AKP hamlesiyle yılın ilk günlerini geçirdik.

alo

Vurguncularını hapisten çıkaran AKP’nin yüzlerce hakim, savcı ve emniyet müdürünün yerlerini değiştirdiğini gördük. Daha kısa süre önce Gezi’de halka karşı yekpare saldıranların mesele pastadan kapılacak pay olduğunda birbirlerini nasıl yediklerini hep beraber izledik.

Emperyalistlerin desteğiyle barbar yabaniler sürüsü IŞİD, Suriye’de antiemperyalist direnişi boğmak ve Suriye’yi emperyalistlerin istekleri doğrultusunda parçalamayı kolaylaştırmak için sahneye çıktı.

54124-1

Babalar ve oğullar
6 Şubat’ta Van’da Gürpınar ilçesinde yollar kapalı olduğu için hastaneye götürülemeyen ve 3 yaşında ölen Muharrem’i de onun cansız bedenini sırtında çuvalla taşıyan babasını da unutmadık. Telefonda oğluna paraları sıfırlatan, yağmacı çocuklarını tahliye ettiren ve yol yaptık diye övünen babaları ve oğullarını biliyoruz. Unutmayacağız!

Mart ayında ise AKP’nin cemaat karşıtı hamlelerinin devamını gördük. Ergenekon’dan içeri attığı ve aralarında İlker Başbuğ gibi isimlerin de olduğu ulusalcı çevreler serbest bırakıldı. AKP kaybettiği Cemaat desteğini ulusalcı kimi çevrelere verdiği tahliyelerle tamamlamak istedi.

TURKEY-POLITICS-UNREST

Berkin Elvan ölümsüzdür!
11 Mart’ta ise Okmeydanı Hastanesi’nden gelen acı haberle sarsıldık. Ekmek almaya giderken polis kurşunuyla vurulan ve bir süredir yoğun bakımda olan devrimci kardeşimiz 15’inde bir fidan Berkin Elvan’ı kaybettik. Tüm ülkede dört bir yanda sokakları zapt ettik. Gezi’den o güne değin en kitlesel şekilde sokaklara akın akın döküldük. Cenazemize bile saldıran AKP Hükümeti’nin baskılarından ve saldırılarından korkmadık. Tomalara, tazyikli suya ve biber gazına karşı Berkin için sloganlarımızı haykırdık.

30 Mart’ta yapılan Yerel Seçimlere ise trafoya kaçan kedi damgasını vurdu. Sosyal medya paylaşılan kedi capsleriyle sallandı. Seçimler bazı bölgelerde onbeş kez tekrarlandı ve bazı bölgelerde seçim sonuçlarının açıklanması haftaları buldu. Hilelere, sahte oy pusulalarına rağmen AKP beklediği zaferi elde edemedi.
Mart ayını ise tekrardan bir Tayyip klasiğiyle yani Twitter ve Youtube yasağıyla kapadık.

1 Mayıs’ta tekrardan saldırı, tekrardan direniş
2013’de Taksim’de 1 Mayıs kutlama ve gösterilerinin yasaklanması Mayıs Haziran Direnişi’ni başlatan en önemli milat olmuştu. 2014 1 Mayıs’ında da benzeri sahneleri yaşadık. Şişli kolunda DİSK kortejine yapılan saldırıyla birlikte İstanbul’un birçok bölgesini 1 Mayıs alanına döndürdük. İlerici Gençler olarak halkımızla birlikte haykırdık: “Her yer Taksim, her yer direniş”

IMG_20140514_031902
Kalbimiz Soma’da, kendimiz sokakta
Mayıs ayında da sokaklarda olmayı sürdürdük. 13 Mayıs’ta Soma’da resmi rakamlara göre 301 işçi kardeşimiz hayatını kaybetti. AKP Hükümeti’nin yakın çevresinin işlettiği maden firmasında önce hükümet eliyle olay kapatılmaya çalışıldı. Ancak Gezi’de de demiştik “Hiçbirşey eskisi gibi olmayacak” diye. Bu yüzden belki eski Türkiye’de bir günlük yas ilan edilip kapatılacak işçi katliamı kapatılamadı. Soma’da en yüksek oy alan AKP ve Recep Tayyip Erdoğan, Soma’da ciddi bir protesto ile karşılaştı ve apar topar kaçmak zorunda kaldı. Yüzbinlerin dört bir yanda en sert saldırılara karşı sokaklara çıkması sonucunda göstermelik de olsa AKP geri adım atmak zorunda kaldı. Sıfırlama olayında olduğu gibi paçayı kurtaramadı ve bazı işletme sahiplerini ve sorumluları yargı önüne çıkarmak zorunda kaldı.

Türkiye’de polis kurşunuyla insanların öldürülmesine alıştırılmaya çalışıldık. Devlet alevi düşmanlığını bir kez daha gösterdi. Cemevinde cenaze kaldırmak için bulunan Uğur Kurt polis kurşunuyla katledildi.

Unutursak kalbimiz kurusun
Mayıs – Haziran Büyük Halk Direnişi’nin yıldönümünde başta İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’da olmak üzere yüzbinler olarak gene sokaklardaydık. Hepimizin dilinde kaybettiğimiz canlarımız yani Gezi Şehitlerimiz vardı.

Haziran’da barbar sürüsü IŞİD, Musul’u işgal etti. ABD, AB ve Türkiye üç maymunu oynamayı sürdürdü.

Ağustos ayında sahte Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı. Gene hileyle ve düzenbazlıkla sınırda bir oy alarak Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu.

Eylül ayında IŞİD Yezidi halkına dönük ciddi bir katliam hazırlığına girişti. Yerlerinden yurtlarından edilen Yezidiler günlerce aç susuz yaya olarak katliamdan kaçmaya çalıştılar.

Gene eylül ayında AKP’ye yakınlığıyla Torunlar Center AVM’de ihmal sonucu on işçiyi iş cinayetinde kaybettik.

20141008_kobane_protestolari

Kobane halkı yalnız değildir

IŞİD’in Kobane’de Kürt halkına saldırması üzerine Türkiye’de başta Kürt halkı olmak üzere halklar olarak sokaklara döküldük. Sonradan 6 – 7 Ekim olayları olarak anılacak IŞİD protestolarında onlarca insan polis kurşunuyla hayatını kaybetti. Hükümetin IŞİD’e dönük açık ve örtülü desteği halkın tepkisini çekti.

Ekim ayının sonlarına doğru bir acı haber de Ermenek’ten geldi. Madenlerde yaşanan katliamlara bir yenisi daha eklendi. 18 işçi bir kez daha patronların kar hırsından ve aç gözlülüğü yüzünden madende hayatını kaybetti.

Ne sokakta ne de okulda gericiliğe geçit vermeyeceğiz!
Yıl boyunca eğitim alanında AKP eliyle bir dizi gerici uygulama geçirildi. Öncelikle birçok ortaokul bir oldubittiyle İmam Hatip’lere dönüştürüldü. Ardından güya çocuklara özgürlük kisvesi altında türban dayatması ortaokullara kadar indi. Antalya’da toplanan Milli Eğitim Şurası’nda din dersi birinci, ikinci ve üçüncü sınıfta zorunlu hale getirildi. AKP’nin gündeminde sırada karma eğitimi kaldırmak var. Eğitim alanında yapılan bu gerici uygulamaları püskürtmek görevi önümüzde duruyor.

genclik_1may

AKP’nin gericilik, vurgunculuk ve savaş rejimine karşı ileri!
2013 Büyük Halk Direnişi’yle meşruiyetini iyice yitiren AKP, tek adam diktatörlüğü ve sultanlık rejimi karması bir yönetimle olası halk ayaklanmalarının önünü kesmek istiyor. Halkın ve muhalefetin önüne geçmek için kendi yasalarını, hukukunu bile ayaklar altına alıyor.

Ancak bizler biliyoruz ki hiçbirşeye benzemez halkını satanların korkusu. İktidar korkuyor; kaçak saraylarını kaybedeceğinden, halkın hakkı olanı alacağından korkuyor. İçinde bulunduğu ekonomik krizi aşmak için Suriye’ye girmek komşu halklarımızı katletmek istiyor. Seçim döneminde oylarını artırmak için Kürt halkının barış umudunu iktidar malzemesi yapmak istiyor.

Ne yapsa boş, kazanamayacak. Çünkü bizler biliyoruz, unutmadık ve unutmayacağız. Cehennem zebanilerine geçit vermeyeceğiz. Ne ülkemizin, ne bölgemizin ne de dünyanın emperyalist savaşlarla talan edilmesine izin vermeyeceğiz. Bağımsızlıktan, kardeşlikten, eşitlikten yana olan tüm halkımızla hakkımız olanı geri alacağız.

2015’te mücadele dolu, sokakları zapt edeceğimiz günler önümüzde. Hakkımız olanı almak, gençliğin özgürlük ve eşitlik türküsünü hep beraber söylemek için ileri!

TÜM-İGD Genel Merkezi

İLERİCİ GENÇLİK