
13 Şubat 1961’de Türkiye İşçi Partisi Kuruldu
10 Yıllık şovenist Demokrat Parti yönetimine son veren 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi, bu dönemde ciddi sekteye uğrayan toplumsal yaşamdaki hak ve özgürlükleri, büyük ölçüde yeniden kazandırabilmek, politika, adalet, basın, eğitim, hukuk gibi mekanizmaların işleyişlerindeki kısıtları kaldırabilmek için 1961 anayasasını meydana getirdi. Böylece, parti ve sendikal örgütlenmelere, 12 Eylül’e kadar sürecek geniş bir alan açılmış oldu. Altını çizelim, 1961 anayasası sosyalist çevrelerce hazırlanan, kolektif mülkiyet temelli bir anayasa değildi ancak bunları aktif kullanıp devrimci durum yaratmak, sol-sosyalist örgütlerin başarısıydı.
Bu ortamın ilk başarılı pratiği de şüphesiz 13 Şubat 1961’de aralarında Kemal Türkler, İbrahim Güzelce, Kemal Nebioğlu gibi sendikal alanda önemli isimlerin katılımıyla kurulan Türkiye İşçi Partisi olmuştur. İşçi sınıfı ile aydınların ittifakı stratejisi ile devrimci hedeflerine ulaşmaya çalışan TİP, özellikle 1965 seçimlerinde çıkardığı 15 Milletvekiliyle parlamentoya girme başarısı gösteren ilk sosyalist parti unvanını kazandı. Parti bu dönemde parlamentoya girmekle sınırlı kalmadı, işçi, köylü, aydın, öğrenci kesimlerinde adeta rüzgar estirdi. Daha sonrasında 68 kuşağında ismini duyacağımız Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi genç devrimcilerin de bu dönemde TİP içinde yer aldıklarını biliyoruz. Yaratılan etki burjuvaziyi ve dönemin gerici- feodal unsurlarını bir hayli telaşlandırdı, 60’lı yılların sonuna doğru, TİP’e baskılar artmaya başladı. 1965 seçimlerinde uygulanan “milli bakiye sistemi” partilerin, aldıkları oy kadarı ile temsili sağlanıyordu. Böylece oy oranı düşük partiler de adil bir biçimde milletvekili çıkarabiliyordu. 1965 seçimlerimde oy oranı yaklaşık %3 olan TİP, 15 milletvekili çıkartırken, bu sistemin ortadan kaldırılması ile oy oranında çok büyük eksilme olmamasına rağmen, 1969 seçimlerinde sadece 2 milletvekili çıkartabildi.
Diğer bir yandan parti içinde görüş farklılıkları ortaya çıkmıştı. Sovyetler’in Çekoslovakya’ya müdahalesi bu görüş ayrılıklarını daha da keskinleştirdi. Daha ılımlı ve reformist bir parti çizgisini savunan Başkan Mehmet Ali Aybar ile Marksist ilkelere daha bağlı bir tutum alan Behice Boran arasındaki görüş ayrılıkları sonucunda Aybar istifa etti. Bu gelişmeler, sosyalistler arasındaki tartışmaların derinleştiği bir dönemin ifadesiydi.
Yaptığı mitinglerde Kürt sorununu demokratik biçimde ele alan ilk hareketlerden biri olan TİP, bu çözüm odaklı tutumunu engellemek, asıl olarakta sosyalist parti ile gençlik hareketlerinin yükselişini bastırmak isteyen burjuvazi tarafından hedef haline getirildi. 12 Mart 1971 askeri darbesinin ardından kapatıldı; parti yöneticileri de tutuklandı.”
12 Mart 1971 askeri darbesinin ardından kapatıldı; parti yöneticileri de tutuklandı.

13 Şubat 1967’de DİSK Kuruldu
1961 Anayasası ve TİP’in kuruluşunda aktif rol oynayan sendikacılar, 31 Aralık 1961’de Saraçhane’de yapılan mitingle ve Kavel greviyle filizlenen sendikal dalga karşısında Türk-İş yönetiminin pasif rol oynadığı kanaatindelerdi. Maden-İş, Lastik-İş, Basın-İş’in Türk-İş’ten ayrılıp, Bağımsız Gıda-İş ve Türk-Maden İş’in de katılması ile TİP’in kuruluşundan tam 6 yıl sonra 13 Şubat 1967’de DİSK’i kurdular. Kemal Türkler, 9.yıldönümünde DİSK’in kuruluşunu şöyle anlatıyor:
“Sınıf uzlaşmacılığına ve Amerikan sendikacılığına karşı 13 Şubat 1967 günü kurulan DİSK, kısa süre içinde sayıca gücünün ötesinde bir prestij ve saygınlık kazandı. Bunda en önemli pay, tabanın söz ve karar sahibi olma ilkesinin, sendika içi demokrasinin uygulanmasıydı. Yüzlerce, binlerce bilinçli işçi, gece gündüz ve yorgunluk bilmeden DİSK’e sahip çıktı… Görmediğimiz, tanımadığımız binlerce işçi sınıfı yandaşı DİSK’in yücelmesi için yiğitçe kavga verdiler. DİSK’in adı, iş yerleri duvarlarına, İstanbul sokaklarına, yurt toprağına bu kahırlı, sabırlı ve kararlı mücadeleyle kazındı.:
Türkler’in dediği gibi DİSK, 12 Eylül 1980’e kadar geçen süre zarfında, yüzbinlerce işçi ile buluşmuş, sınıf sendikacılığının en kararlı ve azimli örneklerinden birini göstermiştir. 15-16 Haziran 1970’te DİSK’in kapatılma girişimlerine, bütün yurtta sokağa inen, şehirleri sokak sokak hakimiyetlerine alan 150 bin işçinin direnişi engel olmuş, 1 Mayıs 1976’dan itibaren yüzbinlerce kişiyle kitlesel İşçi Bayramı kutlamaları başlamış,MESS,DGM, Tariş gibi faşizme, burjuvaziye, gericiliğe ve sömürüye karşın verilen sayısız büyük mücadeleye DİSK önderlik etmiştir. Kemal Türkler’in faşistlerce katledilmesi gibi insanlık suçlarıyla, emek mücadelesinin önüne geçemeyen işbirlikçi burjuvazi, faşist 12 Eylül askeri müdahalesiyle, DİSK’i kapatarak, grevleri ve hak mücadelelerini yasaklayıp, emekçilerin sendikal haklarını boğmak için çabalamış, kapatılan DİSK, yeniden açılacağı 1992 yılına kadar emekçilerden uzak tutulmuştur.
13 Şubat tarihi, hem sol-sosyalist hareketler hem de Türkiye tarihi için bir dönüm noktasıdır. 13 Şubat 1961’de kurulan TİP ve 13 Şubat 1967’de kurulan DİSK, 1920’li yıllardan beri egemen burjuvazi tarafından sürekli baskılanan Türkiye Sosyalizminde yeni bir rüzgar estirmişler, Kemal Türkler’den Harun Karadeniz’e, Vedat Demircioğlu’ndan Rıza Kuas’a, her yaştan her bölgeden devrimci kadrolar ve halk hareketleri yaratmışlardır. TİP ve DİSK’in, Türkiye solunun 12 Mart’tan, 12 Eylül’den sonra yeniden yükselişinde, demokratik hak mücadelelerinde de büyük etkileri olduğuna şüphe yoktur.
