Kuzey Afrika’da Bir Halk İsyanı: Tunus Devrimi

tunus devrimi site v1

Onlarca yıldır işsizlik, yoksulluk, siyasal baskı ve yolsuzlukların yaşandığı Tunus’ta, 17 Aralık 2010’da yaşanan olaylar bu düzenin yarattığı derin çaresizliği görünür kıldı. Ömrünün neredeyse tamamını Zeynel Abidin Bin Ali diktatörlüğü altında yaşamış 27 yaşındaki seyyar satıcı Muhammed Buazizi, zabıtaların tezgâhına el koyma girişimi karşısında kendini yakarak hayatına son verdi. Bu trajik olay, ülkede biriken toplumsal sorunların acı bir yansıması oldu. Ağır yaralanan Buazizi 4 Ocak’ta yaşamını yitirirken, bu protestosu sonucu Tunus’ta ülke çapına sıçrayan olaylar, 14 Ocak 2011 günü, Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali’nin ülkeden kaçarak, 24 yıllık faşizmin sona ermesi, 10 gün sonra da Mısır’da olmak üzere diğer halk hareketlerini de beraberinde getirdi. Bu hava 31 Mayıs 2013’te Türkiye’de de AKP’nin yarattığı istibdat rejimine karşı Haziran Ayaklanmasını doğurdu. Türkiye Halkı, özlemlerinde olan ülkeyi kurmak için zaten meşruiyetini yitirmiş rejimi kökünden sarstı.

Tunus’ta seçim sürecinde Demokrat Yurtseverler Partisi lideri Şükrü Beleyid ve Halk Hareketi Partisi Lideri Muhammed Brahimi’nin öldürülmeleri gibi sol ve ilerici güçlere yapılan bütün zorbalık ve yıldırma çabalarına rağmen 2014 Devlet Başkanlığı seçimlerini Seküler Demokrat Nida Hareketi’nin adayı Es-Sibsi kazanmış, hem halk hareketi hem aydınlar hem de geniş örgütlülükleri olan sendikalar eliyle, yeni Tunus anayasasının hazırlanmasıyla çok partili hayata geçilerek, pek çok demokratik reform gerçekleştirilmişti. Böylece Tunus halkı siyonistlerce demokratikleşme çabalarını engellemeye çalışan Ilımlı İslamcı Nahda ve köktendinci-faşist Hizb-ut-Tahrir’in provokasyonlarına alet olmadı.

Halkların kendi iradelerini kukla diktatörlerden teslim almalarından memnun olmayan ABD-İsrail Emperyalizmi, Arap Baharı’nın halklar lehine gelişmesini sabote ederek, ilerici ve anti-emperyalist rejimlere topyekün imha politikası uygulamaya başladılar. 20 Ekim 2011’de ABD-NATO-Fransa operasyonu sonucu Libya Hükümeti çöktü, Libya Devrimi’nin önderi anti-emperyalist lider Muammer Kaddafi vahşice katledildi.

15 Mart 2011’de Amerikan emperyalizmi’nin Suriye’yi kukla terör örgütleri, dinci çeteler ve işbirlikçi istibdat rejimi eliyle kuşatma operasyonu sonucu, 8 Aralık 2024’te 61 yıllık ilerici Baas rejimi çöktü. Aradan geçen 1.5 yılda Suriye, ABD-İsrail tarafından aralıksız saldırılara maruz kalırken, etnik ve mezhepsel bölünmenin de önü sonuna kadar açıldı, dinci çeteler, Suriyede özellikle Aleviler üzerinde katliamlar gerçekleştirdi.

Buazizi’nin kendini ateşe vermesiyle başlayan 15 yıllık süreç, halen Ortadoğu ve bütün dünyada çok yakınen hissedilmektedir. Tunus Devrimi, bir dönemi kapatırken, başka bir dönemin kapılarını açmıştır. Özellikle Doğu toplumlarındakı tek parti-tek lider kültü ortadan yavaş yavaş kalkarken, can havliyle halk hareketlerini yok etmeye çalışmasından, emperyalizmin ve işbirlikçilerinin korkusu gözler önüne serilmiştir.

Tunus Devrimi’ni selamlıyor, toplumunu özgürleştirmek için kendini feda eden Muhammed Buazizi’yi saygıyla anıyoruz.
Başta ülkemiz olmak üzere yarım kalan halk devrimlerinin tamamlanabilmesi, emperyalizmin, dinci ve etnik gericiliğin kökünden temizlenmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz.