12 Eylül Trajedisi’nin Söndürdüğü Bir Yaşam “İlhan Erdost”

7 11 25 ilhan erdost igd yatay

-Babam şimdi nerde anne?
-Uzakta kızım, çok uzakta!
-İşi mi var babamın?
-İşi var ya kızım…

(Kızı Türküler, babasına sesleniyor, İlhan&İlhan, Muzaffer Erdost)

7 Kasım 1980 günü Mamak Cezaevi C-Blok’ta, 12 Eylül faşizminin en büyük trajedilerinden bir tanesi yaşandı. Tutuklanan Sol ve Onur yayınları sahipleri Veteriner Muzaffer Erdost ve Hukukçu kardeşi İlhan Erdost, askeri araç içerisinde ve nakilleri sırasında ağır işkence ve dayağa maruz kaldılar. Baygınlık geçiren İlhan Erdost, nakledildikleri F koğuşunda yaşamını yitirdi. Ağabeyi Muzaffer Erdost, cezaevinden çıktıktan sonra kardeşinin ismini alarak, hatırasını ölümüne değin yaşattı.

1944’te Tokat’ta doğan İlhan Erdost, zor koşullar nedeniyle küçük yaşlarda ağabeyi Muzaffer Erdost ile Ankara’ya taşınıp, 27 Mayıs’ın getirdiği ortamda sol fikirlere eğilim göstermişti. Ağabeyinin sahip olduğu Sol ve Onur yayınevinde çalışmaya başladı, Ankara Hukuk Fakültesi’ne girdi ancak bitiremedi. 12 Mart’ta Muzaffer Erdost’un tutuklanması üzerine yayınevinin sorumluluğunu yerine getirmişti.

Erlere dayak emri veren astsubay, kızının maruz kaldığı şiddeti görmemesini isteyen Erdost’a, “Ben de senin yüzünden kızımı göremedim.” dedi. Erleri de “Erdost kardeşler yılandır, başlarını ezin, eğer anaları ağlamazsa, sizin ananızı ağlatırım.” diye tehdit ederek saldırı emri verdi. Erdost’u katleden dört erden birinin ise sağcı bir militan olduğu yargılamalar sırasında ortaya çıktı. Ne yazık ki işkenceci astsubay yaptıklarından dolayı değil aracın kapısını kilitlememek gibi komik bir suçtan yalnızca 6 ay ceza aldı. Astsubay, cezaevinde yatan 3 eri ziyaret edip, sağ görüşlü diğer erin ismini ağzına almamalarını da tembihlemişti. Mamak Cezaevi’nin komutanı, 12 Eylül’ün işkenceci yüzlerinden Albay Raci Tetik ise hiçbir zaman ceza almadı.

Çevirileri ile Marksist-Leninist Klasiklerin çoğunu literatürümüze kazandıran İlhan ve Muzaffer Erdost kardeşleri saygı ile anıyoruz.
12 Eylül’ün tüm karanlık suçları ile mücadeleye, adalet yerini bulana kadar devam edeceğiz!